Zorlu Center, Göktürk ve Brandium Ataşehir kulüplerimizde, misafirlerimizin ihtiyaç duydukları tüm danışmanlığı sağlayarak “yaşamları değiştirmek” için varız. Amacınız ne olursa olsun, yaşam kalitenizi arttırmak, spor yapmak, zayıflamak, sakatlıkları gidermek, stres atmak, yeni dostluklar kurmak veya iyi vakit geçirmek, sizi motive edip hedeflerinize en kısa zamanda ulaştırmak için buradayız. ZONE CLUB olarak görevimiz, eşsiz bir FITNESS ve SPA deneyimi yaşatarak gününüzün en iyi kısmı olmak.

FRANCHISE

banner

Sağlıklı yaşam ve fitness alışkanlığını daha fazla kişiye, daha fazla lokasyonda sunmak için girişimcileri ve kaliteli yaşama ilgi duyan herkesi 100-250 metrekare metrajlı stüdyo konsept ZONE Fitness Franchise sahibi olmak için davet ediyoruz. Franchise sistemi ile, lokasyon belirleme, mimari destek, anahtar teslim ekipman kurulumu, açılış desteği, eğitimler, fitness programları, pazarlama ve PR desteğini merkez yönetimden alarak, Türkiye'nin her noktasında sağlıklı yaşama yatırım yapabilirsiniz. Benzersiz bir bilimsel konseptte, düşük maliyet, düşük giderler, sade işletme ve yüksek kazanç avantajlarından faydalanın ve çağımızın en hızlı büyüyen pazarında güçlü bir oyuncu olmaya hazırlanın! ZONE Fitness Franchise sahibi olmak için hemen başvurun: franchise@zoneclub.me

Keyifli ve kaliteli bir ortamda eşsiz Training ve SPA deneyimleri sağlayan ZONE CLUB, misafirlerine günlerinin en iyi kısmını sunuyor. Ferah ve teknolojik Fitness mekanlarında butik stüdyo kültürünü hissedeceksiniz. ZONE kulüplerinin “Training” bölümlerinde kapalı havuz, gym ve cardio alanları, “SPA” bölümünde ise Hamam ve Masaj odaları bulunuyor.

ZONE BLOG

üCRETSİZ FITNESS VE BESLENME İPUÇLARI

KEŞFET
BLOG BİLGİSAYAR BAŞINDA ÇALIŞMANIN TEMEL KURALLARI 2017-04-09 18:00:52
Çalışırken sağlığınızı kaybetmeyin! Masa başında çalışırken neden bu kadar çok yoruluyoruz? Sırt, boyun ve bel ağrılarımızın nedeni masa başında bilgisayar kullanımı sırasındaki yanlış oturma- yanlış pozisyonlardan dolayı olabilir mi? Evet, bu sorular masa başında çalışan pek çoğumuzun sorarak olumlu yanıt aldığı sorular. Ne yazık ki masa başında çalışırken, doğru pozisyonu sağlayamama, uzun süre hareketsiz kalma gibi alışkanlıklar, sırt, boyun, bel, omuz ağrılarının ve omurganın tamamını etkileyen postür bozukluklarının temel nedeni.

Bel, boyun, sırt ve omuz ağrılarının nedeni

Postür, sağlıklı bir kas ve iskelet sistemi açısından çok önemlidir. Sürekli tekrarlanan duruş ve oturuş yanlışlıkları, yıllar içerisinde bir taraftaki kas gruplarını daha aktif hale getirerek vücuttaki kas uyumunun bozulmasına neden oluyor. Hareketsizlik ve duruş bozuklukları, özellikle bel, boyun, sırt ve omuz kaslarında görülen ağrılara, yorgunluğa ve eğilmelere neden olabiliyor. Fıtıklar, kambur ve iskelet sistemindeki orantısızlığın başlıca nedeni bu durumdur.

Postür sağlığı için düzenli egzersiz şart

Omurganın doğal yapısına aykırı bir eksen bozukluğu, beyin ile vücut arasındaki iletişim ağında da kopukluğa neden olur.  Omurgada ağrılara neden olan duruş bozuklarını engellemek ve sağlıklı bir postüre sahip olmak için düzenli egzersiz yapmalı, kaslarımızı güçlendirmeli, en doğru oturma ve duruş pozisyonlarını öğrenerek anatomik yapımıza ters etki edecek pozisyonlardan kaçınmalıyız.

Bilgisayar başında çalışırken duruşunuzu kontrol edin

Bilgisayar başında çalışırken sık sık hareket etmeye çalışın. Uzun süre hareketsiz kalmayın. İdeal çalışma için, yüksekliği ayarlanabilir ergonomik bir çalışma koltuğu ile ekranın göz hizanızda olacağı uygun yükseklikte bir masa olmalı. Bilgisayar başında çalışırken aşağıdaki adımları kontrol ederek en uygun pozisyonda çalışın.
  • Sırtın üst kısmı düz, omuzlar yanlarda rahat pozisyonda
  • Kalçalar mümkün olduğu kadar geride tutulmalı, bel öne eğilmemeli.
  • Sırt destekli ve omurga kıvrımına uyumlu olmalı.
  • Çalışma koltuğu en uygun yükseklik için ayarlanabilir olmalı
  • Ekran göz hizasında veya çok az aşağıda konumlanmalı, çalışırken boynunuzu eğiyorsanız ekranı yükseltmeli veya sandalyenin uzunluğunu düşürmelisiniz.
  • Kollar dirsekten itibaren masa üzerinde düz bir konumda olmalı, bilek ve parmaklar eğimsiz ve rahat pozisyonda olmalı.
  • Dizler, üst bacak ile alt bacak arasında 90- 100 derecelik bir açı oluşturacak şekilde bükülü olmalı.
  • Ayaklar, düz zemine basmalı veya uygun bir ayak desteğine dayalı olmalı.
BLOG Mevsim geçişleri bizi nasıl etkiliyor? 2017-03-20 16:19:38
Doğa uyanmaya başladı. Peki ya siz? İlkbahar ve sonbahar aylarında değişen koşullar, vücudun biyolojik saatinin de yeniden ayarlanması demek. Biyolojik saatimizin işlerliğinde bir aksaklık olması, baharla birlikte şikayetlerimizin artması anlamına geliyor. Bahar aylarında alerji, mide ülseri, migren gibi rahatsızlıklardan muzdarip olanlarda şikayetler ve depresyon eğilimi artıyor.

Bahar yorgunu musunuz?

Halsizlik, isteksizlik, nedensiz mutsuzluklar, dikkat bozukluğu, çok uyuma isteği veya uykusuzluk, durgunluk, iştahsızlık veya çok yemek yeme gibi belirtilerle kendini gösteren bahar depresyonuna kimi zaman baş ağrıları, çeşitli kas ağrıları, sindirim problemleri ve cinsel isteksizlik de eşlik edebilir. En kısa zamanda depresyona yönelik önlem alınmalı ve belirtilerin uzun sürmesi halinde uzmana başvurulmalıdır.

Depresyon nasıl ortaya çıkıyor?

Bahar depresyonu, vücudun kimyasal bir tepkisidir, hormonal bir dengesizliktir. Melatonin hormonlarının üretiminin değişmesiyle olabileceği gibi, tiroit hormonları nedeniyle de olabilir. Hipertiroid ve diğer tiroit bezi hastalıkları olanların, depresyona daha yatkın olduğu da gösterilmiştir. Demir eksikliğine bağlı oluşan kansızlıkta, B12 vitamini ve folik asit eksikliğinde de depresyon ortaya çıkabiliyor. Bahar depresyonu, genetik olarak depresyon yatkınlığı bulunan kişilerde daha sık görülür. Kışın görülen depresyonunda içe kapanma daha sıkken, bahar depresyonlarında huzursuzluk ve buna bağlı agresyon artışı izleniyor. Geçmişte depresyon hikayesi olanların veya manik depresiflerin, ilkbaharla birlikte bir sarsıntı yaşamaları da normaldir.

Bahar depresyonu ile nasıl başa çıkarız?

Bilim adamları 21. yüzyılın, genetik kodlarımıza tamamen aykırı yaşam şartları sunduğu konusunda hemfikir. Günümüzün şartları doğamızdan uzaklaşmamıza neden oldu. Aslında doğa, her ilkbaharda bunu bize hatırlatıyor. Kendimize dönerek hayatı sorgulamamıza neden oluyor. Gündemin olumsuzlukları da eklenince, boşlukta kaybolmak an meselesi. Depresyon yaşamak, kişinin zayıf olduğunu göstermez. Zayıf yönleri güçlendirmek için bir fırsattır. Uzun süren depresyonlarda bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin. Bahar depresyonuna karşı, enerjinizi dengelemeyi öğrenin. Yeni bir egzersiz programına başlamak ve buna göre beslenme stilinizi gözden geçirmek en etkili yöntemdir. Ruh, zihin ve beden bütünlüğü sağlamak için değişime karşı koymaktansa, bedenin iç sesini dinlemek, pozitif düşünmek, düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve kaliteli beslenmek, hedefler koymak, planlar yapmak, sosyalleşmek, eğlenmek... ve hayatın güzelliklerini keşfetmek için bir adım atmak her zaman iyi sonuç verir. Bahar yorgunluğuna özel beslenme seçenekleri için daha önceki yazımıza göz atabilirsiniz: 
Enerji dolu sebze ve meyvelerle yorgunluğu unutun! Baharla birlikte bu uyanışı siz de gerçekleştirin.