Göktürk ve Brandium Ataşehir'den sonra Zorlu Center’da açılan kulüpleriyle, çok sayıda hizmeti Türkiye’de ilk defa “Hybrid Training Club” kültürü ile İstanbul'da sunuyoruz. Misafirlerimizin ihtiyaç duydukları tüm danışmanlığı sağlayarak “yaşamları değiştirmek” için varız. Amacınız ne olursa olsun, yaşam kalitenizi arttırmak, spor yapmak, zayıflamak, sakatlıkları gidermek, stres atmak, yeni dostluklar kurmak veya iyi vakit geçirmek, sizi motive edip hedeflerinize en kısa zamanda ulaştırmak için buradayız. ZONE CLUB olarak görevimiz, eşsiz bir FITNESS ve SPA deneyimi yaşatarak gününüzün en iyi kısmı olmak.

TRAINING

banner

Biz egzersiz yaptırmanın çok ötesine geçerek, size FITNESS ve beslenme kurallarını öğreterek hayatlarınızı değiştiriyoruz. HYBRID TRAINING CLUB, daha fit ve sağlıklı bir yaşam arayışında olup, yeterli desteği klasik spor salonlarından alamayan kişiler için tasarlanmış yepyeni bir konsept. Bire bir özel dersler, küçük grup özel dersleri, ekip ruhuyla yapılan takım antrenmanları gibi seçenekler ile hedeflerinize kısa sürede ulaşacaksınız.

Keyifli ve kaliteli bir ortamda eşsiz Training ve SPA deneyimleri sağlayan ZONE CLUB, misafirlerine günlerinin en iyi kısmını sunuyor.Ferah ve teknolojik Fitness mekanlarında butik stüdyo kültürünü hissedeceksiniz. ZONE kulüplerinin “Training” bölümlerinde kapalı havuz, gym ve cardio alanları, “SPA” bölümünde ise Hamam, Masaj ve Cilt bakımı odaları bulunuyor.

ZONE BLOG

üCRETSİZ FITNESS VE BESLENME İPUÇLARI

KEŞFET
BLOG Yaz Aylarında Beslenme 2016-05-30 10:55:24
Beslenme alışkanlıkları değişiyor. Havaların ısınması ve yaz sezonunun da başlamasıyla sadece kışta kalan palto, kazak gibi giysilerimizi kaldırmakla kalmayıp; kış sezonundaki beslenme şeklimiz ve yaşam stilimizi de rafa kaldırıp, yerini; yeni, bambaşka bir beslenme şekli ve yaşam stiline bırakıyoruz. Yaz aylarıyla beraber değişen bu beslenme alışkanlığı ve yanlış beslenme; başta, sıvı ve elektrolit kaybı yanı sıra kimi zaman da besin zehirlenmelerine kadar varan olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Yaz aylarıyla beraber düzensiz ve yanlış beslenme metabolizmayı bozarak verilen kiloların geri alınması sonucunu da doğurabilir. Yazın bu olumsuz etkilerinden; yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edilerek korunmak mümkündür. Yaz aylarında beslenirken dikkat etmemiz gereken noktaları birkaç başlık altında şu şekilde toplayabiliriz. Sıvı Alımı Su yaşamımızın her evresinde olduğu gibi bu mevsimde de en fazla gereksinim duyduğumuz besin maddesidir. Artan sıcaklığın etkisi sonucu oluşan terlemeyle, vücudumuzdan çok fazla sıvı ve mineral kayıpları olmaktadır. Ayrıca vücutta fazla su kaybı meydana gelmesi sonucunda bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri baş gösterebilir. Bu nedenle bu kayıpların da yerine konulması için günlük 2,5-3 lt sıvı tüketimi sağlanmalıdır. Yine yaz aylarında egzersiz ve spor yapılırken kış aylarına göre daha fazla sıvı kaybı yaşanacağı için egzersize başlamadan 15dakika önce 1-1.5 bardak, egzersiz sırasında ise 10-15 dakikada bir yarım bardak su içilmesi gerekmektedir.Günlük sıvı ihtiyacımızın yarısını normal su olarak almak, aynı zamanda elektrolit dengesini düzenlemek için bir veya iki su bardağı kadar maden suyu içmek, bunun dışında yine, naneli limonata gibi veya bol naneli cacık veya tuzlu ayran gibi veya hafif sulu, fazla şekerli, olmayan, doğal haliyle kompostolar gibi yoğunluklu sıvılar şeklinde tüketmek en doğrusudur. Eğer sadece su içerseniz ve çok aşırı miktarda içerseniz, suyla beraber bazı iyon ve mineraller de vücuttan sökülür ve gitmeye başlar. Vücudun ihtiyacından fazla su tüketmenin böbreklerin zarar görmesine ve vücutta ödem oluşmasına neden olabileceği de unutulmamalıdır. Bebekler ve çocuklar sıvı kayıplarını ifade edemeyebilecekleri için anne- babaların dikkatli olması önemlidir. Besin Zehirlenmeleri  Özellikle yaz aylarında dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, sindirim rahatsızlıkları ve gıda zehirlenmelerine yol açabileceği göz önünde bulundurularak bunların tüketiminden kaçınılmalıdır. Sıcak havalarda besinlerin bozulma riski yüksektir. Özellikle et, süt ve sütlü ürünler potansiyel riske sahiptir. Gıda üreticileri et, tavuk, balık, süt, yoğurt, peynir gibi çabuk bozulan ürünleri hijyenik şartlarda ve soğuk zinciri kırmadan teslim edebilirler, ancak bu ürünlerin teslimat sırasında çok az bir süre dahi güneşte veya sıcak ortamda kalması çözülmelere ve çok süratli şekilde toksin ve bakteri üremesine yol açabilmektedir. Ayrıca bu ürünler tekrar dondurulduğu zaman da toksinler yok olmazlar. Tüketici bunu aldığı zaman, evinde gıda zehirlenmesine maruz kalabilir. G›da zehirlenmesi, zamanında başvurulmazsa, yoğun sıvı kaybından dolayı çok ciddi durumlara yol açabilir. Hatta nörolojik olaylara dahi sebep olabilir. Bundan dolayı bu tür ürünleri yüksek sıcaklıklarda iyi bir şekilde pişirerek tüketmeye özen göstermeliyiz. Sebze ve Meyve Tüketimi Yaz aylarında meyve ve sebzeler günde 6-7 porsiyon tüketilmelidir. Başta kanser, kalp hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları gibi bir çok hastalığın önlenmesinde, kan şekerinin düzenlenmesinde, kabızlık gibi hastalıkların engellenmesinde meyve ve sebzeler büyük rol oynamaktadırlar. Ayrıca yine bu aylarda antioksidanlardan zengin meyve ve sebzelerin tüketilmesine de özen gösterilmelidir. Yeşil biber, maydanoz, çilek, erik gibi meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan C vitamini; yumurta, süt ve türevleri , havuç, kayısı gibi besinlerde bulunun A vitamini; tahin, kuru baklagiller, fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlarda bol miktarda bulunan E vitamini antioksidandır. Bu gıdaların özellikle yaz aylarında sıkça tüketilmesini öneriyoruz. Öğün Sayısı ve Örüntüsü Günlük üç ana ve en az iki ara öğün tüketilmesi ve öğün atlamamak önemlidir. Kahvaltı günün en önemli öğünü olup kahvaltıda şekersiz marmelatlar, az yağlı peynirler, domates, salatalık gibi taze sebzeler, içecek olarak süt, taze sıkılmış meyve suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Özellikle yaz aylarında akşam yemekleri çok geç saatlerde yenebiliyor, bu konuya dikkat edilmeli, akşam yemekleri mümkün olduğunca hafif ve erken saatlerde yenmelidir. Yeterli ve dengeli beslenmenin önemi unutulmamalıdır. Dört besin grubunda yer alan besinlerden imkanlar çerçevesinde her öğünde tüketilmelidir. Yaz sebze ve meyvelerinin yeterli ve bilinçli olarak tüketildiğinde kanser olma riskini düşürdüğünü biliyor muydunuz? Üzüm: Vücudu zararlı madde etkilerine karşı koruyan flavonoidler içerir. Kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyan üzümü bol bol tüketmelisiniz. Karpuz: Karpuzun içerdiği likopen maddesinin, kansere karşı koruyucu özelliği olduğu bilinen A ve E vitaminlerinden daha etkili olduğu saptanmıştır. Kayısı: İçindeki beta karoten adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki beta karoten oranı da o kadar yüksektir. Domates: Domates özellikle laykopen yönünden zengindir. Laykopenin antioksidan etkisi nedeniyle göğüs, sindirim sistemi, mesane ve deri kanseri riskini azalttığı bilinmektedir. Yeşil biber: Bol miktarda A ve C vitamini içerir. Çilek: Bol miktarda A, B1, B2, C ve K vitamini, protein, şeker, meyve asidi, demir, fosfor, sodyum, kalsiyum ve potasyum içerir. Şeftali: Bol miktarda A ve C vitaminlerini içerir. Et, yumurta, kuru baklagiller grubunda: Et, tavuk, balık, yumurta ve nohut, kuru fasulye, mercimek gibi kuru baklagiller. Et Tüketimi  Yaz aylarında beslenme açısından kırmızı et ağır bir gıdadır ve içerdiği yağ ve kolesterol açısından da biraz risklidir. Kırmızı etin yağ oranı yüksek olduğu için bol balık ve tavuk yenmeli ve beyaz etle, sebze yemekleri kombine edilmeli, harmanlayarak beraber tüketilmelidir. Et seçimimizde bağışıklık sistemimiz için çok önemli bir yeri olan omega-3 yağ asitlerinin en zengin kaynağı olan besinlerden balığı haftada 2 kez tüketmeye özen göstermeliyiz. Ayrıca et ve diğer besinlerimizi pişirirken ızgara, buğulama, haşlama yöntemleri tercih edilmeli, yüksek yağ içerikli kızartmalardan kaçınılmalıdır.   Tahıl Tüketimi Karbonhidrat kaynağı olarak yağlı, kızartılmış, ağır olan hamur işleri yerine kan şekerinizi daha iyi düzenleyen kepekli ekmek, bulgur, kepekli makarna gibi gıdalar tüketilmelidir. Yağ oranı yüksek gıdalar yerine barsakların çalışmasını kolaylaştıran, doygunluk veren salata, tam buğday ekmeği, sebze yemekleri, meyve gibi posalı gıdaları tercih etmeliyiz. Kan şekerinin hızla yükselip, hızla düşmesine sebep olan yağlı, şekerli, ağır tatlılar yerine protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra A, B, C, D ve E grubu vitaminlerle birlikte kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi minerallerden zengin olan dondurma veya sütlü tatlıları tüketmeliyiz.   Fiziksel Aktivite Özellikle yaz döneminde yapılan fiziksel aktivitelerin türüne ve zamanına çok önem göstermeliyiz. Koşu veya tempolu yürüyüş gibi çok ağır terleten ve çok fazla vitamin, mineral ve elektrolit kaybına neden olan sporlara karşı dikkatli olunmalı, genellikle imkanlar doğrultusunda yüzme veya diğer su sporlar tercih edilmelidir. Bunun yanı sıra fiziksel aktiviteler, güneş ışınlarının direkt olarak geldiği sıcak saatlerde değil, sabah erken veya akşam saatlerinde ve tok karnına değil, yemeklerden minimum yarım saat sonra yapılmalıdır.
BLOG Yaz Egzersiz Rehberi 2016-05-30 11:08:09
Yazın spor yapmanın püf noktaları Yaz aylarıyla birlikte günlük hayatımızda değişen pek çok şey gibi, beslenme ve spor alışkanlıklarımızda da küçük ayarlamalar yapmamız gerekir. Yazın dış mekanda yapılacak sporlar için özellikle sabah erken veya akşam saatleri tercih edilmeli. Efor harcadığınız basit yürüme gibi aktivitelerde bile güneşin açılarına göre hareket etmeye çalışın. Sıcaklığın yüksek, güneş açılarının dik olduğu saatte bir efor harcamanız gerekirse, kendinizi güneşten korumaya ve yeterli miktarda sıvı alımına dikkat etmelisiniz. Yazın sadece egzersiz yaparken değil, kısa mesafe yürüyüşlerde bile güneş koruyucu kullanmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Güneş kreminizden en etkili sonucu almak için, güneşe çıkmadan en az 20 dakika önce uygulamalısınız. Yaz döneminde, bilgisayar başında yanlış pozisyonda oturmaya bağlı olan kas ağrılarına, klimanın da etkisi ekleniyor. Sırt, boyun tutulmaları, uyuşmalar ve ciddi kas ağrıları klimanın en sık görülen etkileridir. Düzenli spor, sizi tüm bu ağrılardan kurtarır. Öncelikle yüzme, sırt ve boyun tutulmaları için en fazla önerilen ve sonuç veren spordur. Tutulmalara karşı sadece yüzme değil, her egzersiz biçimi vücudunuzun dinamiğini değiştirecektir. Klimalara karşı en uygun açıda oturmaya ve devamlı bir klima etkisi altında olmamaya dikkat etmeniz, çalışırken sık sık hareket etmeniz, sırt ve boyun kaslarınızı ani sıcaklık değişikliklerinden koruyacak şekilde giyinmeniz işe yarayacaktır. Yazın sıcak havada, dışarda yapacağınız aktiviteleri 30-40 dakikada sınırlamak gerekebilir. Fakat kapalı kulüpte ısı sabit tutulacağından, yaz - kış farketmeden alışmış olduğunuz egzersizleri sürdüreceksiniz. Bulunduğunuz mekana bağlı olarak spor yaparken ısı değişimlerinden etkilendiğinizi farkediyorsanız, antrenmanlarınızı ikiye bölerek sabah ve akşam saatlerinde yarımşar saat çalışın. Serin saatleri seçin. Antrenman sırasında nabız hızla yükseleceğinden, ısınmaya biraz daha fazla zaman ayırın. Spordan sonra sıcak duş almak yerine, soğuk veya ılık duşu tercih edin. Kas ve damarlar sıcakta gevşediği için kendinizi dinç hissetmeyi beklerken daha bitkin hissedebilirsiniz. Spordan hemen sonra saunayı tercih etmeyin.