Göktürk ve Brandium Ataşehir'den sonra Zorlu Center’da açılan kulüpleriyle, çok sayıda hizmeti Türkiye’de ilk defa “Hybrid Training Club” kültürü ile İstanbul'da sunuyoruz. Misafirlerimizin ihtiyaç duydukları tüm danışmanlığı sağlayarak “yaşamları değiştirmek” için varız. Amacınız ne olursa olsun, yaşam kalitenizi arttırmak, spor yapmak, zayıflamak, sakatlıkları gidermek, stres atmak, yeni dostluklar kurmak veya iyi vakit geçirmek, sizi motive edip hedeflerinize en kısa zamanda ulaştırmak için buradayız. ZONE CLUB olarak görevimiz, eşsiz bir FITNESS ve SPA deneyimi yaşatarak gününüzün en iyi kısmı olmak.

TRAINING

banner

Biz egzersiz yaptırmanın çok ötesine geçerek, size FITNESS ve beslenme kurallarını öğreterek hayatlarınızı değiştiriyoruz. HYBRID TRAINING CLUB, daha fit ve sağlıklı bir yaşam arayışında olup, yeterli desteği klasik spor salonlarından alamayan kişiler için tasarlanmış yepyeni bir konsept. Bire bir özel dersler, küçük grup özel dersleri, ekip ruhuyla yapılan takım antrenmanları gibi seçenekler ile hedeflerinize kısa sürede ulaşacaksınız.

Keyifli ve kaliteli bir ortamda eşsiz Training ve SPA deneyimleri sağlayan ZONE CLUB, misafirlerine günlerinin en iyi kısmını sunuyor.Ferah ve teknolojik Fitness mekanlarında butik stüdyo kültürünü hissedeceksiniz. ZONE kulüplerinin “Training” bölümlerinde kapalı havuz, gym ve cardio alanları, “SPA” bölümünde ise Hamam, Masaj ve Cilt bakımı odaları bulunuyor.

ZONE BLOG

üCRETSİZ FITNESS VE BESLENME İPUÇLARI

KEŞFET
BLOG Tatil Dönüşü Fitness 2016-07-19 12:26:00
Bedeninize kısa zamanda nasıl motivasyon kazandıracaksınız? Tatilden sonra formunuz değişmiş, kilo almış veya kondisyon kaybetmiş olabilirsiniz. Kişiden kişiye ve zamana göre farklılık gösteren bu durumda, performansınızı hatırlayarak eski formunuza dönmeniz çok kolay. Vücudunuzun da bir hafızası vardır, tekrar çalışmaya başladığınızda devreye girerek size eski formunuzu hatırlatacaktır. Antrenmanların bırakıldığı dönemde, beslenme alışkanlıklarını devam ettirmek kritik rol oynar. Tatil sırasındaki form ve kondisyon kayıplarının en önemli nedeni, beslenmeye gereken önemi vermemekten kaynaklanıyor. Beslenme planına sadık kalarak ihmal etmediğiniz durumda, kayıp yaşamaz ve düşük performansı kolayca yükseltirsiniz. 2- 3 hafta gibi sürelerde, ciddi kayıplar yaşamayız fakat bu süre uzadıkça sonuçları görünür olmaya başlar. Kısa sürede formunuzu kaybettiğinizi, güçsüzleştiğinizi, performans düşüklüğü yaşadığınızı farkettiyseniz, hiç vakit kaybetmeden yeniden başlamanızı öneriyoruz. Her geçen gün, vücudunuzdaki değişimler diğer dinamikleri de tetikleyerek başlamayı güçleştirebilir. Yavaş yavaş başlayın. Vücudunuza bir süre verin ve en sevdiğiniz antrenmanlara katılın. Egzersiz geçmişinizi vücut hatırlayacaktır. Gün içinde bulunduğunuz yerde kendi kendinize mini antrenmanlar yapabileceğiniz süreler ayırın. Motivasyon için, hedef belirlemek ve üzerinde çalışmak en iyi yöntemlerden biridir. Daha önce her gün egzersiz yapıyorsanız, tatilden sonra haftanın üç günü ile başlayın, ikinci hafta 4 güne, üçüncü hafta 5 güne çıkarın. Performans istediğimiz seviyeye geldiğinde, bir set daha yapmamızı söyleyen o sesi dinleyin. İncelmek, sıkılaşmak, güç kazanmak, forma girmek, kilo vermek, yağ yakmak, toksin atmak veya sadece mutlu olmak... Hayatınızdaki değişimleri hatırlayın ve gücünüzü farkedin!
BLOG Ödem Atıcı Besinler 2016-07-19 12:21:29
Ödem ve toksinlerden kurtulun! Vücudun suyu atamaması ve su toplanmasını durumunu ödem olarak tanımlıyoruz. Özellikle sıcak havalarda daha fazla etkisini gösteren ödem, böbrek ve karaciğer hastalıkları ve kalp - damar sorunları gibi ciddi hastalıkların da belirtisi olabilir. Az su tüketimi, fazla karbonhidrat alımı, bol tuzlu beslenme alışkanlıkları, magnezyum ve B6 vitamin eksiklikleri ve regl dönemi ile menapoz da ödeme neden oluyor. Ödem, el ve ayak bileklerindeki şişme ile birlikte göz kapaklarındaki şişkinlikle kendini belli eder. Kilo artışı da görülür. Ödemi tedavi etmek için öncelikle hangi durumun ödeme neden olduğunu tespit etmek gerekir. Hastalığa bağlı bir ödem ise, tedavisine de doktorunuzla birlikte karar vermelisiniz. Beslenmeye bağlı olarak, az su tüketimi alışkanlığı, hazır yiyecekler, et/tavuk suyu tabletleri, turşular, konserve gıdalar, fazla tuz tüketimi ve tuz yönünden zengin yiyecekler, cips gibi atıştırmalıklar ve rafine şeker tüketimi ödemin nedeni olabilir. Özellikler şeker, sindirimi için çok miktarda su gerektiği için çok dikkat edilmesi gereken bir besindir. Şeker tüketiminiz fazlaysa, kademeli olarak şekeri azaltın, daha fazla su içmeye başlayın ve ödemin hayatınızdan nasıl çıktığına şaşırmayın! Yeşil yapraklı sebzeler, lif yönünden zengin besinler de bağırsak çalışmasını artırdığı için ödemin atılmasına yardımcı olur. Su: Bol bol su içmek, ödemlerden kurtulmak için anahtar rol oynar fakat su içimini en ideal şekilde güne yaymak gerekir. Maydanoz: Sabahları tüketilen maydonoz, en etkili ödem ve toksin atıcı bitkilerden bir tanesidir. Her gün yarım kase çiğ maydonoz yiyin. Salatalık: İçerdiği su miktarıyla da günlük su ihtiyacını karşılamaya yardımcı olan salatalık, ödem ve toksinlerden kurtulmak için de mucizevi bir rol oynar. Yoğurt: En iyisi yoğurdumuzu kendimiz yapalım. Ama mümkün olamıyorsa, doğal bir az yağlı bir yoğurdu sık tüketmeye çalışın. Smoothielerin de temel öğelerinden biri olan yoğurdu, detoks içecekleri için de kullanabilirsiniz. Yeşil çay: Toksin ve ödemlerden kurtulmak için yeşil çay harika bir içecektir. Her gün bir bardak yeşil çay için. Nar: Taze nar suyu, ödem ve toksin atıcı etkisi çok güçlü bir içecektir. Şeker içeriği ile de şeker ihtiyacınızı karşılayacaktır. Nar suyunu aç karnına tüketmemeye çalışın. Muz: Potasyum zengini Muz, vücudun ihtiyacı olan şekeri de sağlarken ödemlerden kurtulmaya da yardımcı olur.