Göktürk ve Brandium Ataşehir'den sonra Zorlu Center’da açılan kulüpleriyle, çok sayıda hizmeti Türkiye’de ilk defa “Hybrid Training Club” kültürü ile İstanbul'da sunuyoruz. Misafirlerimizin ihtiyaç duydukları tüm danışmanlığı sağlayarak “yaşamları değiştirmek” için varız. Amacınız ne olursa olsun, yaşam kalitenizi arttırmak, spor yapmak, zayıflamak, sakatlıkları gidermek, stres atmak, yeni dostluklar kurmak veya iyi vakit geçirmek, sizi motive edip hedeflerinize en kısa zamanda ulaştırmak için buradayız. ZONE CLUB olarak görevimiz, eşsiz bir FITNESS ve SPA deneyimi yaşatarak gününüzün en iyi kısmı olmak.

TRAINING

banner

Biz egzersiz yaptırmanın çok ötesine geçerek, size FITNESS ve beslenme kurallarını öğreterek hayatlarınızı değiştiriyoruz. HYBRID TRAINING CLUB, daha fit ve sağlıklı bir yaşam arayışında olup, yeterli desteği klasik spor salonlarından alamayan kişiler için tasarlanmış yepyeni bir konsept. Bire bir özel dersler, küçük grup özel dersleri, ekip ruhuyla yapılan takım antrenmanları gibi seçenekler ile hedeflerinize kısa sürede ulaşacaksınız.

Keyifli ve kaliteli bir ortamda eşsiz Training ve SPA deneyimleri sağlayan ZONE CLUB, misafirlerine günlerinin en iyi kısmını sunuyor.Ferah ve teknolojik Fitness mekanlarında butik stüdyo kültürünü hissedeceksiniz. ZONE kulüplerinin “Training” bölümlerinde kapalı havuz, gym ve cardio alanları, “SPA” bölümünde ise Hamam, Masaj ve Cilt bakımı odaları bulunuyor.

ZONE BLOG

üCRETSİZ FITNESS VE BESLENME İPUÇLARI

KEŞFET
BLOG GIDA ETİKETLERİ REHBERİ 2016-09-27 13:31:34
Sağlıklı beslenme için etiketlerde dikkat edilmesi gerekenler Bir yiyeceğin ürün etiketinde "doğala özdeş" yazısını gördüğünüzde ne düşünürsünüz? Ürünün yapay olduğunu açıkça yazmadan "doğala özdeş" olarak etiketlenen bir çok ürün, doğal olduğu düşüncesi ile satın alınmaktadır. Oysaki "doğala özdeş", "doğala benzer ama yapay" anlamı taşıyor. Organik gıdalarda da aynı durum söz konusu, "bu ürün organik içeriklerden elde edilmiştir" demek, aslında ürünün tamamı organik değil demektir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, gıda etiketlenmesi konusunda tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi için bir yönetmeliğe sahiptir. Yönetmeliğe göre, gıdanın doğası, kimliği, özellikleri, bileşimi, miktar, dayanıklılık, imalat ve üretim metodu açısından yanıltıcı bilgi olamaz. Gıdanın sahip olmadığı etiketlere veya özelliklere atıfta bulunulamaz. Özellikle belirli bileşenler ve besin öğelerinin varlığını veya yokluğunu özel olarak vurgulayan ibareler yanıltıcı olarak kullanılamaz. Verilen bilgiler doğru, açık ve tüketici için kolay anlaşılabilir olmalıdır. Raflarda bulunan ürünlerin pek çoğu etiket standartlarına uysa da, denetimlerde görüyoruz ki yanıltıcı içeriğe sahip olanlar veya içeriği sözsel olarak manipüle ederek yönetmeliğe uydurmaya çalışan besin maddeleri de hala üretilebiliyor. Organik mi, Doğal mı? Sağlıklı beslenmek için seçici davranıyoruz ve kullandığımız ürünlerde "organik" ve "doğal" ibaresini arıyoruz. Doğal ürün ile organik ürün aynı gibi görünse de aralarında önemli bir fark var; doğal ürün sertifikalandırılmayan, üretiminden satışına kadar bir kontrolü bulunmayan, standardı bulunmayan ürünlerdir. Organik ürünlerde ise, kimyasal kullanım olup olmadığı gibi tüm etmenler tüketiciye ulaşıncaya kadar kontrol edilir ve sertifikalandırılır. Diğer yandan "doğal domates" denildiğinde, GDO'suz yani genetiği değiştirilmemiş tohumdan, kimyasal gübre, hormon, ilaç kullanılmadan üretilen domates anlaşılmaktadır. 2010 yılında çıkarılan Organik Tarım Kanunu ile, "organik bir ürünün hangi kıstaslarca organik kabul edilebileceği" bir yönetmeliğe bağlanarak çeşitli denetim firmalarına organik ürün sertifikası verme yetkisi verilmiştir. Dikkat edilmesi gereken en önemli konu, ürünün ana maddesinin organik olması, o ürünün tamamının doğal olduğu anlamına gelmemesidir. Organik ürünleri satın alırken, "organik meyvelerden elde edilmiştir" gibi ürünün tamamının değil, bir miktarının organik olduğuna dair ibarelere dikkat ederek seçin.  İthal ürünlerde ise "USDA Certified Organic" sertifikası kullanılmaktadır, bu sertifika ürünün %95-99 arası organik, geri kalan içeriğin organik olmadığı anlamına gelir. Ürünlerde bulunan %100 organik ibaresi, tüm içeriğin organik olduğunu belirten tek ibaredir. Renklendiriciler E100, E102, E104, E107 gibi kodlarıyla tanıdığımız renklendirici içeriklerin pek çoğu Avrupa ülkelerinde yasaklanmıştır. Örnek olarak renkli içecek, tatlı, reçel, unlu gıdalar, çerez ve konservelerde kullanılan Tartrazin (E102), Norveç ve Avusturya'da yasaklanmasına rağmen pek çok ülkede kullanılmaya devam ediyor. Sağlıklı beslenme için E'li maddelerin tümünden uzak durmaya çalışırken, farklı isimlerle ürün içeriklerinde yerini alan renklendicileri farketmek, renk gibi görülebilen bir özelliğe bağlı olduğundan diğer içeriklere göre daha kolay. Şekerler Tükettiğimiz sağlıklı gıdalarda da mevcut bulunan şeker, rafine edilerek bir ürüne dönüştürüldüğünde büyük zararlara neden oluyor. Raflarda yer alan şeker, değişik isimlerle karşımıza çıkabilir. Şeker yerine kullanılan isimlere göz atmak için daha önce yayınlanan yazımızı inceleyin: Şekeri Bırakıyorum- ürün etiketlerinde şeker
BLOG SONBAHAR HASTALIKLARINA KARŞI 2016-09-27 10:28:57
10 adımda bağışıklığınızı güçlendirin! Yazın sıcak günlerinin ardından gelen serin havalar, soğuk algınlığı, nezle, grip gibi solunum yolları ile bulaşan hastalıklara zemin hazırlıyor. Kalabalık yerler de hastalıkların bulaşmasına zemin hazırladıklarından kolayca hasta olabiliyoruz. Gündelik hayatta edilecemiz bazı alışkanlıklar, hastalıklara karşı korunmada büyük rol oynuyor. Kendinizi ve sevdiklerinizi sonbahar hastalıklarına karşı korumak için dikkat edilecek bir kaç nokta ve alınacak önlemlerle, hastalıklara yenik düşmemek mümkün. İyi beslenin!  Vücut direncini dolayısıyla bağışıklığı güçlü tutmak için iyi beslenmek gerekiyor. Besleme kaynakları, vücudun mikroplarla savaşında en önemli rolü oynuyorlar. Bu dönemde vücudun zayıf kalmasına izin vermeyin, enerjinizi doğal kaynaklardan karşılayarak gün boyunca ihtiyaç duyduğunuz tüm besin kaynaklarını alarak güçlenin. Vitaminle güçlenin! Özellikle C vitaminin, nezle ve grip gibi hastalıklarda en önemli rolü oynadığını biliyoruz. Beslenmenizde vitaminler yönünden zengin yiyecekleri tercih edin, özellikle C vitamini içeren meyveler yiyin. Bol domates, günde 1 elma ve nar Bağışıklığı artıran doğal besinler arasında Domates, içeriğindeki C, E vitaminleri ve antioksidanlar ile grip ve nezleden koruyucudur. Elma ise B3 ve E vitamini ile birlikte, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Domates ve elmanın yanında, kayısı, üzüm, nar ve portakal da içerdikleri vitamin, demir, potasyum sayesinde bağışıklığı güçlendirir, Nar çekirdeğindeki punisik asit ile de bağışıklık sistemine direkt olarak etki eden antioksidan içeriği nedeniyle grip ve soğuk algınlıklarından korunmada büyük bir yardımcıdır. Hijyen kurallarına dikkat  Sonbahar enfeksiyonlarına karşı hijyene özen göstermek de koruyucudur. En basit yöntemle, mikropların kolayca ağzımıza burnumuza aktarılabileceği ellerimiz, sıkça yıkanmalıdır. Toplu taşıma araçları gibi kalabalık mekanlarda ellerimiz dış ortamlara temas ettikten sonra burun, ağız veya göz ile temas ettirilmemeye dikkat edilmelidir. Uyku Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücut direncini artırmak için kaliteli ve yeterli uykuya önem verilmelidir. Günde en az 7-8 saat uyku, kişinin bağışıklık sistemini güçlü tutarak mikropların güçlenmesine izin vermez.